Skip to content

Ana Bellek | Gündem ve Bilgi

Ana Bellek: günlük yaşam, bilgi ve güncel gelişmeler

  • Ana Sayfa
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Haber
  • Tanıtım
  • İletişim
  • Reklam
  • Home
  • Ekonomi
  • S&P’den üç merkez bankası için faiz artışı tahmini

S&P’den üç merkez bankası için faiz artışı tahmini

Ersin Ünal 22 Ekim 2026

Küresel ekonomide enflasyon baskısının yeniden güçlenmesi, dünyanın en büyük üç merkez bankasının para politikasına ilişkin beklentileri değiştirmeye başladı. S&P Global Market Intelligence, 19 Ekim’de yayımladığı küresel ekonomik görünüm raporunda ABD Merkez Bankası (Fed), Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankasının (BoJ) yıl sonuna kadar faiz artıracağını öngördü. Kuruluşa göre enerji ve gıda fiyatlarındaki yükseliş, merkez bankalarını ekonomik büyümedeki yavaşlama riskine rağmen sıkı para politikasını sürdürmeye yöneltiyor.

Tahminler içerisinde en dikkat çekici unsur, Avrupa Merkez Bankasının faiz artırımı için öngörülen tarih oldu. S&P Global Market Intelligence, ECB’nin 29 Ekim toplantısında 25 baz puanlık artışa giderek mevduat faizini yüzde 2,50’den yüzde 2,75’e yükselteceğini tahmin ediyor. Kuruluş, bu beklentisinin piyasanın genel öngörüsünden daha erken bir faiz artışına işaret ettiğini özellikle vurguluyor.

Üç merkez bankası için 25’er baz puanlık artış bekleniyor

S&P Global Market Intelligence’ın ekim ayı tahminlerinde Fed’in politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 4,00-4,25 aralığına çıkarması bekleniyor. Avrupa Merkez Bankası için yüzde 2,75’lik mevduat faizi öngörülürken, Japonya Merkez Bankasının da aralık ayında faizini yüzde 1,75’e yükselteceği tahmin ediliyor. Böylece kuruluşun temel senaryosunda, dünyanın üç büyük merkez bankası yıl bitmeden aynı yönde hareket ediyor.

Ancak bu tahminler, faiz artışlarının aynı toplantıda gerçekleşeceği veya merkez bankalarının kararlarını kesinleştirdiği anlamına gelmiyor. S&P Global Market Intelligence, ABD ve Japonya’ya yönelik beklentilerinin raporun hazırlandığı tarihte vadeli piyasalardaki fiyatlamalarla genel olarak uyumlu olduğunu belirtiyor. Avrupa içinse enerji ve diğer girdi maliyetlerinden kaynaklanan enflasyon baskısının, ECB’yi yatırımcıların beklediğinden önce harekete geçirebileceğini düşünüyor.

Avrupa’da kritik tarih 29 Ekim

Avrupa Merkez Bankası, 29 Ekim’deki toplantısına mevduat faizi yüzde 2,50 seviyesindeyken girecek. S&P Global Market Intelligence’ın bu toplantı için öngördüğü 25 baz puanlık artış, ECB’nin enflasyonla mücadelede daha fazla beklememeyi tercih edeceği bir senaryoya dayanıyor. Ancak bu görüş, piyasadaki bütün kurumların ortak beklentisi değil.

Nitekim Danske Bank’ın 20 Ekim tarihli değerlendirmesinde ECB’nin ekim toplantısında faizleri değiştirmemesi bekleniyor. Bu görüşe göre enerji fiyatlarının yükselmesi manşet enflasyonu artırsa da fiyat baskısının ekonominin geneline yayılması henüz merkez bankasını yeni bir artışa zorlayacak düzeye ulaşmadı. Dolayısıyla 29 Ekim kararı öncesinde temel tartışma, enerji kaynaklı fiyat artışlarının kalıcı enflasyona dönüşüp dönüşmeyeceği üzerinde yoğunlaşıyor.

Fed’in ekim kararı için görüşler farklı

ABD Merkez Bankası da 27-28 Ekim toplantısı öncesinde benzer bir ikilemle karşı karşıya bulunuyor. ABD ekonomisinin beklenenden güçlü seyretmesi, enflasyonun yüksek kalması ve enerji fiyatlarındaki artış faizleri yeniden yukarı çekebilecek gelişmeler arasında gösteriliyor. Buna karşılık tahvil faizlerindeki yükselişin finansman koşullarını zaten sıkılaştırmış olması, Fed’in yeni bir karar almadan önce gelişmeleri izlemesi için gerekçe oluşturuyor.

S&P Global Market Intelligence, yıl sonuna kadar 25 baz puanlık faiz artışını temel senaryosunda tutarken ekim toplantısında artış olasılığının da yükseldiğini belirtiyor. Ancak 16-20 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilen ve 100 ekonomistin katıldığı bir araştırmada, 94 ekonomist Fed’in ekim ayında faizleri sabit bırakmasını bekledi. Araştırmaya katılanların tamamı aralık ayında artış öngörürken, bu tablo Fed için faiz artışının kendisinden çok zamanlaması konusunda belirsizlik bulunduğunu gösteriyor.

Petrol tahmini 100 doların üzerine çıktı

S&P Global Market Intelligence’ın faiz beklentilerindeki değişimin arkasında enerji fiyatlarına ilişkin yeni varsayımlar bulunuyor. Kuruluşun ekim raporunda Brent petrolün 2026 yılının son çeyreğinde ortalama 100 doların biraz üzerinde seyredeceği öngörülüyor. Eylül ayındaki önceki tahminde ise aynı dönem için ortalama fiyatın 90 doların biraz altında kalması bekleniyordu.

Petrol fiyatı varsayımındaki yukarı yönlü değişiklik, ulaşım ve üretim maliyetleri üzerinden enflasyon görünümünü etkiliyor. Raporda ayrıca kuraklık, gübre tedarikindeki aksaklıklar ve El Niño kaynaklı olası iklim gelişmelerinin gıda fiyatları üzerinde ek baskı oluşturabileceği ifade ediliyor. Bu riskler özellikle gıdanın tüketici harcamalarında yüksek paya sahip olduğu gelişmekte olan ülkeler açısından önem taşıyor.

S&P Global Market Intelligence, enerji dışındaki emtia fiyatlarında da baskının genişlediğine dikkat çekiyor. Eylül ayı satın alma yöneticileri endeksi verileri, birçok ülke ve sektörde üretim girdilerinin fiyat artış hızının yeniden yükseldiğini gösterdi. Kuruluş, bu nedenle hem 2026 hem de 2027 için enflasyon tahminlerini birçok büyük ekonomide yukarı yönlü güncelledi.

Küresel büyüme tahmini yükseldi ancak 2027 için risk arttı

S&P Global Market Intelligence, artan enflasyon baskısına rağmen 2026 yılı küresel büyüme tahminini yüzde 2,6’ya yükseltti. Bu değişiklikte özellikle ABD, Güney Kore ve Avustralya ekonomilerinden gelen güçlü veriler etkili oldu. Ancak yeni tahmin, kuruluşun yılın başında öngördüğü yüzde 2,9’luk büyüme oranının altında kalmaya devam ediyor.

ABD ekonomisinin üçüncü çeyrekte yıllıklandırılmış bazda yaklaşık yüzde 4 büyüdüğüne işaret eden öncü veriler, küresel ekonominin enerji maliyetlerindeki yükselişe beklenenden daha dayanıklı kaldığını gösteriyor. Dünya ticaret hacminin üçüncü çeyreğin şu ana kadarki bölümünde yıllık yüzde 7’den fazla artması da bu görünümü destekliyor. Buna karşılık kuruluş, yüksek emtia fiyatlarının ve sıkılaşan finansal koşulların etkisiyle büyük ekonomilere yönelik 2027 büyüme tahminlerinin çoğunu aşağı yönlü güncelledi.

Bu nedenle raporda büyümenin bugünkü dayanıklılığından çok gelecek yıl karşılaşabileceği baskılar öne çıkıyor. Faizlerin daha uzun süre yüksek kalması, şirketlerin yatırım kararlarını ve tüketicilerin borçlanma imkânlarını sınırlandırabilir. Kamu borçlanma maliyetlerinin artması da özellikle bütçe açığı yüksek ülkelerde ekonomik hareket alanını daraltabilir.

Tahvil faizlerinde 100 baz puanı aşan yükseliş

S&P Global Market Intelligence, ABD’nin 10 yıllık devlet tahvili faizinin yıl başından bu yana 100 baz puanın üzerinde yükseldiğine dikkat çekiyor. Kuruluşa göre bu hareketin temel nedeni yalnızca enflasyon beklentilerindeki artış değil; reel faizlerin yükselmesi ve yatırımcıların uzun vadeli tahvil tutmak için talep ettiği ek getirinin büyümesi. Bu gelişme, merkez bankalarının politika faizini artırmadan da finansal koşulların sıkılaşabileceğini gösteriyor.

Özellikle Avrupa’da devlet tahvillerinin getirilerindeki yükseliş, kamu maliyesine ilişkin endişeleri de artırıyor. Fransa’daki bütçe sorunları ve genişleyen tahvil getiri farkları, kuruluşun dikkat çektiği riskler arasında bulunuyor. Yüksek kamu borcu taşıyan ülkelerde faiz giderlerinin artması, önümüzdeki yıllarda bütçe politikalarını ve büyüme görünümünü olumsuz etkileyebilir.

Dolar, euro ve altın için ne anlama geliyor?

Üç büyük merkez bankasının faiz artıracağı senaryo, küresel döviz ve değerli metal piyasaları açısından da önem taşıyor. Fed’in faiz artışlarına devam etmesi, diğer koşullar değişmediği takdirde dolar cinsi varlıkların getiri avantajını destekleyebilir. Buna karşılık ECB’nin piyasanın beklediğinden erken faiz artırması, euro için faiz farkları üzerinden destekleyici bir unsur olabilir.

Altın açısından ise yükselen reel faizler ve tahvil getirileri önemli bir baskı kanalı oluşturuyor. Faiz getirisi sağlamayan altını elde tutmanın alternatif maliyeti, tahvil getirileri yükseldiğinde artabiliyor. Ancak jeopolitik riskler, merkez bankalarının altın talebi ve yatırımcıların güvenli liman arayışı, fiyatlar üzerinde ters yönde etkiler yaratabileceğinden tek başına faiz beklentisiyle kesin bir fiyat yönü belirlemek mümkün değil.

Türkiye açısından bakıldığında küresel faizlerdeki yükseliş, dış finansman maliyetleri ve yabancı yatırımcıların gelişmekte olan piyasalara yönelik tercihleri üzerinden önem taşıyor. ABD ve Avrupa’da yüksek getirili tahvil alternatiflerinin çoğalması, Türkiye gibi ülkelerin uluslararası sermayeyi çekebilmek için sundukları getiri koşullarını etkileyebilir. Bununla birlikte rapor, Türkiye için doğrudan bir kur veya faiz tahmini içermediğinden bu değerlendirmeleri kuruluşun Türkiye’ye özel öngörüsü olarak yorumlamamak gerekiyor.

Gözler 28-30 Ekim’deki kararlarda

Piyasalar açısından ilk kritik tarih 28 Ekim’deki Fed faiz kararı olacak. ABD’deki toplantıyı 29 Ekim’de Avrupa Merkez Bankası ve 30 Ekim’de Japonya Merkez Bankası kararları izleyecek. S&P Global Market Intelligence’ın beklentilerinin ne ölçüde gerçekleşeceği, bu toplantılardaki faiz kararlarının yanı sıra merkez bankalarının yılın kalan bölümüne ilişkin mesajlarıyla da şekillenecek.

Özellikle Avrupa Merkez Bankasının 29 Ekim’de faiz artırıp artırmayacağı, kuruluşun piyasa genelinden ayrılan tahminini sınayacak. Fed’in ekim ayında beklemeyi tercih etmesi durumunda ise aralık toplantısına yönelik beklentiler önem kazanacak. Üç merkez bankasının vereceği mesajlar, yılın son iki ayında küresel tahvil getirileri ve döviz piyasalarının yönünü etkileyebilecek başlıca gelişmeler arasında bulunuyor.

Post navigation

Previous Türkiye Diyanet Vakfı’ndan fon iddialarına ilişkin açıklama: Gerçeği yansıtmıyor
Next ZMO Konya Şube Başkanı Kırkgöz, sertifikalı tohumun verimi yüzde 10-15 artırdığını söyledi

Related Stories

Şamil Tayyar’dan Sayan Kaya’nın “2 milyar küsur iade” sözüne tepki: O küsur binlerce emeklinin yıllık geliri

Şamil Tayyar’dan Sayan Kaya’nın “2 milyar küsur iade” sözüne tepki: O küsur binlerce emeklinin yıllık geliri

23 Ekim 2026
Hakkari Yüksekova’da arıcılara yüzde 75 hibeli 9 parçalık elektrikli çit seti verildi

Hakkari Yüksekova’da arıcılara yüzde 75 hibeli 9 parçalık elektrikli çit seti verildi

23 Ekim 2026
ZMO Konya Şube Başkanı Kırkgöz, sertifikalı tohumun verimi yüzde 10-15 artırdığını söyledi

ZMO Konya Şube Başkanı Kırkgöz, sertifikalı tohumun verimi yüzde 10-15 artırdığını söyledi

23 Ekim 2026

Kategoriler

  • Eğitim (554)
  • Ekonomi (146)
  • Haber (263)
  • Sağlık (54)
  • Tanıtım (7)
  • Teknoloji (19)

Son Yazılar

  • İHD Eş Genel Başkanları Kars’ta barışı konuştu, Ağrı Van Hakkari’ye gidecekler
  • Hazine ve Maliye Bakanlığı eylül verilerini açıkladı: Merkezi yönetim bütçesi 532,2 milyar TL açık verdi
  • Erken Teşhis Neden Önemlidir?
  • Selde zarar gören araçlar için süre verildi: Sürücüler parasını kuruşu kuruşuna alacak
  • KIŞ LASTİĞİ ZORUNLULUĞU BAŞLADI MI? Zorunlu kış lastiği uygulamasında tarih detayı! 2026 Kış lastiği zorunluluğu ne zaman başlıyor?
  • Dünyada bu balın yüzde 90’ı Türkiye’de üretiliyor: Bereketli sağım başladı
  • Yenidoğan çetesi davasında iki doktora tahliye
  • Edirne Saros Körfezi’nde dev köpek balığı şoku
  • Fon düzenlemelerini içeren kanun teklifi komisyonda
  • Erzincan’da üniversite öğrencilerine abonman indirimi 2026-2027’de de sürecek
  • İçerik Dağıtım Sistemi Test Yayını – 23 Ekim 2026
  • Eyüpsultan’da kontrolden çıkan hafriyat kamyonu İSKİ bahçesine düştü, 2 yaralı
  • Şamil Tayyar’dan Sayan Kaya’nın “2 milyar küsur iade” sözüne tepki: O küsur binlerce emeklinin yıllık geliri
  • Hakkari Yüksekova’da arıcılara yüzde 75 hibeli 9 parçalık elektrikli çit seti verildi
  • ZMO Konya Şube Başkanı Kırkgöz, sertifikalı tohumun verimi yüzde 10-15 artırdığını söyledi
  • S&P’den üç merkez bankası için faiz artışı tahmini
  • Türkiye Diyanet Vakfı’ndan fon iddialarına ilişkin açıklama: Gerçeği yansıtmıyor
  • Myanmar Uluslararası Havayolları Yangon-Chengdu direkt uçuşunu 134 turistle başlattı
  • Burhaniye MYO mezunu Arslan, Kazdağları odağında av turizmi seminerine konuşmacı oldu
  • Erdoğan ilk kez duyurdu: ’38 bin kişilik ilana çıkacağız’… Salonu gülümseten ‘makas’ diyaloğu
  • Meta, Brezilya seçimlerinde siyasi taraflılık suçlamalarını reddetti
  • Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, Anıtkabir defterine gençliğe emanet mesajı yazdı
  • Uzunköprü’de B.E.’nin üzerinde 568 sentetik hap ele geçirildi, B.E. gözaltına alındı
  • Kanser Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Türleri, Tanı ve Tedavi Yöntemleri
  • Adana’da 1 kişinin öldüğü saldırıda 11 zanlıdan 10’u tutuklandı

You may have missed

İHD Eş Genel Başkanları Kars’ta barışı konuştu, Ağrı Van Hakkari’ye gidecekler

İHD Eş Genel Başkanları Kars’ta barışı konuştu, Ağrı Van Hakkari’ye gidecekler

24 Ekim 2026
Hazine ve Maliye Bakanlığı eylül verilerini açıkladı: Merkezi yönetim bütçesi 532,2 milyar TL açık verdi

Hazine ve Maliye Bakanlığı eylül verilerini açıkladı: Merkezi yönetim bütçesi 532,2 milyar TL açık verdi

24 Ekim 2026
Erken Teşhis Neden Önemlidir?

Erken Teşhis Neden Önemlidir?

24 Ekim 2026
Selde zarar gören araçlar için süre verildi: Sürücüler parasını kuruşu kuruşuna alacak

Selde zarar gören araçlar için süre verildi: Sürücüler parasını kuruşu kuruşuna alacak

24 Ekim 2026
| DarkNews by AF themes.
extrabet
sekabet
extrabet
sekabet
extrabet
mertosman